Liyakat ola beri gele

Yine bir seçim arefesine giriyoruz. Hem de yeni bir yıl ile birlikte. Ne diyelim, ne söyleyelim diye düşünürken aklıma takılanları kalemime dökmek istedim

 

Türkiye Cumhuriyeti bu günlere gelene değin, birçok ağır badireler atlatmış, siyasal, askeri ve ekonomik krizlerle mücadele etmiş bir ülke. İşte böylesi bir ülke halkına bir şeyleri anlatabilmek gerçekten çok güç. Hem anlatırken onun anlayabileceği bir dil kullanmak, hem de tarihi süzgeci iyi dengelemek gerekir. Bu bağlamda siyasi kadroyu besleyen sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimleri iyi analiz edip yerinde oluşumlar inşa etmek çok zor olsa da mümkündür.

 

Peki ya nasıl? Diyeceksiniz…

 

Öncelikle tüm siyasi düşüncelerinizi bir kenara bırakacaksınız. Adaylar arasında bir araştırma yapıp, bulunduğunuz bölgeye hangi aday daha hakim, hangi aday daha fayda sağlayabilecek durumda, hangi aday halkın ananelerine yakın onun bir tespitini yapmaya çalışın. Daha sonra liyakat ve mesleği konusunda uzmanlığı ve yapmış olduğu icraatları araştırın.

 

İşte böyle değerli okurlar, amaç halka hizmet ise hizmetin erbabını bulmak sizlerin elinde. Bulup seçmek yine sizlerin elinde. O nedenle seçilen yönetime seçildikten sonra destek olup başarılarını hep birlikte paylaşmak yine bizlerin, yani seçicilerin elinde.

 

O halde, ne konuşmaya, ne ağır eleştirilerde bulunmaya ne de siyasi yönden karşıt bir kişi gibi davranış bozukluklarında bulunmaya hiç mi hiç gerek yok. Tersini yapmak ‘’Atı alanın Üsküdar’ı geçmesi’’ durumunda nal izleriyle uğraşmaya benzer…

 

Müslüm SÖYLER

YORUM YAZ

www.gazetee.com