KÖŞE YAZISI (Ferhat Tutak) : AMASYA’DA ÇINAR AĞAÇLARI BÖYLE EZİYET GÖRMEDİ…

Her zaman söylüyoruz…

Amasya şehri dünyanın en büyük açık hava müzesi… 8500 yıllık bir tarihi içinde barındıran şehiriz… Marka şehir olma yolundayız… Tüm dünyanın gözü bu şehirde…

Bu söylemler tam doğru olmasa da kısmen bu böyle. Gerçekten 8500 yıllık bir tarihimiz var ve şehrin bir Marka kent olması yolunda birçok başarılı proje var…

Bu şehrin tanıtımı ile ilgili projeleri nasıl görüyor ve yazıyorsak, tam tersi bir durumu eleştirmekte bizim hakkımız olduğunu düşünüyorum.

Son günlerde okuyucularımızdan sitemize gelen birkaç şikâyeti konu alacağım.

Kırmızı Çerçeve içinde yer alan yapı görüntü kirliliği yaratıyor.

Ahmet Koç isimli duyarlı bir vatandaşımız diyor ki;

Amasya’nın tanıtımına katkı amaçlı yapılan, öz çekim yapan şehzade heykeli’ni başarılı buluyorum fakat fotoğrafın çekim açısına giren arka fondaki görüntü çok çirkin… yırtık pırtık brandalar, yıkılmak üzere olan yapılar görüntü olarak rezalet…

Bende Ahmet Koç’a katılıyorum. Çektiğim resimde de göründüğü gibi arkada kimin olduğunu bilmediğimiz bir yıkılmış yapı ve etrafını saran yırtık bir branda var.

Şimdi burada okuyucularım şunu diyebilirler; “Ya adamın özel mülkü ister yaptırır isterse öyle bırakır”

Hayır efendim o iş öyle değil. O gördüğünüz Amasya evlerinin hepsi tescilli birer tarihtir. Her biri için aslına uygun projeler hazırlanmış ve Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından koruma altına alınmıştır. Ve her biri için belirli bir restorasyon süresi vardır. Keyfi bir şekilde, hem de şehrin en görünen yerinde, böyle kötü bir manzarayı ziyaretçilere seyrettirmenin ve bu şehrin tanıtım fotolarında böyle bir rezaleti şehrimize gelmek isteyen misafir adaylarına sunmanın affedilir bir yanı olmamalı.

Bu yazım ile başta KUDEP (İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve bakanlıkça izin verilen belediyeler bünyesinde, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili işlemleri ve uygulamaları yürütmek, denetimlerini yapmak üzere koruma, uygulama ve denetim büroları ) yetkililerini göreve davet ediyorum.

Amasya Turizm il Müdürlüğünü göreve davet ediyorum.

Amasya Valiliğini göreve davet ediyorum.

ÇINAR, ÇINAR OLALI BÖYLE EZİYET GÖRMEDİ

Diğer bir konu ise Ziya Paşa Bulvarı başta olmak üzere Amasya’nın neredeyse tüm yolları ve kaldırımlarındaki geniş köklü ağaç dikimlerine bir son verilmesi gerektiğidir.

Sayın Yetkililer; Şehrin merkezine çınar ağacı, çam ağacı gibi kökü geniş bir bölgeye yayılan ağaçların dikilmeyeceğini, dikilirse bu köklerin kaldırımları ve yolları bir süre sonra patlatacağını, oluşan hasarın halkın cebinden çıkan paralar ile tekrar tekrar yapılacağını siz benden daha iyi biliyorsunuz.

Ayrıca anlam veremediğim bir konu ise kaldırım kenarlarına 10 metre aralıklarla dikilen çınar ağaçlarıdır… Çınar ağacının özelliği uzun yıllar yaşayabilmesi, boy atması ve köklerinin de boyuna oranla yayılmasıdır. Hem bu ağaç dikilip yaşatılmaya çalışılıyor hem de her yıl esnaf tabelaları kapanmasın diye üstlerden yanlardan budanıyor, büyümesine izin verilmiyor.

Vallahi çınar çınar olalı böyle eziyet görmemiştir… O çınar size dönüp “Benden ne olmamı bekliyorsunuz? Diye sormaz mı?

Ben şehrin merkezini ağaçlandırmayalım demiyorum. Ben diyorum ki şehrin görünümünü bir görsel şölene çevirebilecek bodur, tek köklü, 4 mevsim renkli ağaçların seçilmesi daha uygun olur.

Amasya valiliğinin kültür varlıklarımız ve diğer yerlerde bilinçsizce dikilen bu ağaçlar ile ilgili bir çalışma başlattığını biliyorum, çalışmanın sonucunda yapılacak açıklamayı siz değerli okuyucularım ile paylaşacağım..

Saygılarım ile…

Ferhat TUTAK

 

 

 

YORUM YAZ

www.gazetee.com