BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ /Savaş TUTAK /Köşe Yazısı

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ /Savaş TUTAK /Köşe Yazısı

Yazımıza rahmetli gazeteci Uğur Mumcu’nun ” Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz” sözü ile başlamak istedim. Bu sözü ne zaman duysam öncelikle yaşadığım kenti düşünürüm ve tanımadığın kenti tanıtamazsın sözünü hatırlarım. Kentimizdeki kültürel zenginliği görür bundan ne kadar faydalanabiliyoruz, ne kadarını tanıtıyoruz, ne kadarını koruyoruz.

Kente kalıcı konuk isteyecek kadar kentimizi ne kadar tanıtabiliyoruz bunları düşünürüm.

Kültürel miraslar, doğal çevreler  kentlerin peyzajı ve mobilyasıdır. Kentimizi de geçmişten günümüze gelen tarihi mekanlar ve kültürel varlıklar Amasya’ya ayrı bir güzellik katarak olumlu yönde etkilemişlerdir.

Son yıllarda kentimizde yerel veya kamusal yönetimlerin ben beğendim ben bilirim edasıyla kent sakinlerine sorulmadan plansız, düzensiz yapılan çevre düzenlemeleri kentin estetiğini bozarken getirdiği görsel kirlilikle birlikte tarihi mekanlarında zarar görmesine  sebep olmaktadır. İşte burada  kent peyzajının  etkisi kadar kent sakinlerinin düşüncelerinin de önemi karşımıza çıkmaktadır.

Hızlı kentleşme olgusuyla başlayan ve rantın ve betonlaşmanın getirdiği düzensiz ve karmaşık yapılaşma tarihi çevreler kadar kent peyzajını da  olumsuz yönde etkilemesi tarihi dokuyla birlikte kent kimliğini ve karakterini kaybettirmektedir.

Geleneksel kent kavramında sivil mimari örneklerine ve  kent tarihi dokusuna verilecek önem kent peyzajının da  önemli olduğunu göstermektedir. Amasya 8500 yıllık tarihi ile sadece yapı ve yapı öğelerinin oluşturduğu bir kent değildir. Tarihi koruyarak ona uygun mimariyi kent peyzajıyla bütünleştirerek tamamlayacı unsur olarak yapmamız gerekir.

Amasya bir turizm kenti diyoruz, tarihten gelen mirasımızla övünüyoruz ve turizmde bu değerlerimizi pazarlayarak söz sahibi olmak ve ilimizi bir turizm cazibe merkezi yapmak istiyoruz. Son yıllarda moda deyimi ile kentin tek eksiği 5 yıldızlı otel. Mutlaka bu otele kentimizin ihtiyacı var ama  bu otelin alt yapısı için ne yapıyoruz, bunu hiç sorgulayan yok. Günümüze kadar gerek kamu gerek yerel yöneticiler ben yaptım oldu ben beğendim oldu düşüncesi ile hareket ederek bazen doğru bazen de hatalı işler yaptılar. Yapılan işleri o kenti kullanan vatandaşlar ya bittikten sonra ya da projeler onaylandıktan sonra gördüler, öğrendiler. Belki proje aşamasında o projeye katkı verecek birçok genç beyin vardı.

Umarız bundan sonra kamu ve yerel yöneticiler bu kentin sahibi olmadan önce sakini olduklarını hatırlarlar. Turizmde marka olmak için çalışan kentimizin değerlerine sahip çıkarlar ve nasıl korunması gerekiyorsa öyle korurlar. Bu köşede ilimizde bu eserlere yapılan tahribatları kentimizde eksik gördüğümüz noktaları dile getireceğiz. Bazen kamuya bazen yerel yöneticilere bazen de STK’lara sorularımız, zaman zamanda eleştirilerimiz olacak. Bu eleştiriler kişileri ve kurumları küçük düşürme gibi anlam taşımayacak sadece kentimizde gözümüze ilişen noksanları veya yapılması gerektiği halde neden yapılmadığını  kamu adına soracağız.

Tüm okurlarımıza güzel bir hafta dileğiyle…

SAVAŞ TUTAK /gazetee.com

 

 

YORUM YAZ

www.gazetee.com