Bellek: Yeşilırmak, Kızılırmak artık eskisi gibi akmıyor

Sinan HARMANCI/AMASYA,(DHA)- AMASYA ve bölgesinde doğal çevre ile şimdiki arasında çok büyük farklılıkların olduğunu belirten Maliye Bakanlığı Eski Gelirler Baş Kontrolörü ve Vergi Başmüfettişi İhsan Bahri Bellek,  “Yeşilırmak, Kızılırmak artık eskisi gibi akmıyor. Son dönemlerde ülkemizin birçok yerindeki sorunlar gibi bu bölgede de HES’ler, taş ocakları, termik santral projeleri Orta Karadeniz’de ekolojik sorunlara neden oluyor” dedi.

Aslen Çorumlu olan Maliye Bakanlığı Eski Gelirler Baş Kontrolörü ve Vergi Başmüfettişi İhsan Bahri Bellek, Bölgede HES’ler, taş ocakları, termik santral projeleri Orta Karadeniz’de ekolojik sorunlara neden olmasına rağmen Amasya, Çorum, Tokat ve Samsun illerinde yaşayan vatandaşların duyarlılıkları sayesinde bölgenin daha fazla kirlenme oranının önüne geçildiğini söyledi.

BÖLGEDE İŞSİZLİK SANAYİ, ALTYAPI, KURUMSALLAŞAMAMA GİBİ AĞIR PROBLEMLERİ VAR

Orta Karadeniz Bölgesi’nde şirketlerin kurumsallaşamadığını, ortaklık kültürünün gelişmediğini ifade eden Bellek, “Bölgemizin çok önemli tarımsal, kültürel ürünleri var ama burada da pazarlama sorunları yaşıyoruz. Bölgede, sanayi yatırımlarını engelleyen unsurlar arasında; enerji pahalılığı, altyapı yetersizliği, yatırım arazisi sorunları, lojistik problemlerin öne çıktığını görüyoruz. Yetersiz, yetişmiş iş gücü açığını da unutmamak gerek. Özellikle Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (ORKA) bu konuda proje geliştirecek taraflara yardımcı olmalıdır” diye konuştu.

 

DİJİTALLEŞEMEMEK DEMEK YAVAŞ YAVAŞ YOK OLMAK DEMEK

Dünya hızla dijitalleşiyor, sayısallaşıyor. Dijitalleşme serüvenini bireyden topluma, hizmet alanlardan hizmet verenlere, üreticilerden tüketicilere kadar geniş bir perspektif sunulduğunu belirten Maliye Bakanlığı Eski Gelirler Baş Kontrolörü ve Vergi Başmüfettişi Bellek, “Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için sayısallaşma büyümeyi tetikleyecektir. Ben İstanbul’da bir belediyede Başkan Yardımcılığım sırasında çalıştığım kurumun sayısallaşması için çok önemli adımlar attık ve bunun pozitif etkilerini gördük. Ekonomik göstergelere baktığımızda Amasya’da yüksek katma değerli ürünler üreten fabrikalar olduğunu görüyoruz. Aslında sayısallaşma ile yüksek katma değeli üretim yapma arasında doğrudan bir ilişki var. Bu sadece Amasya için değil Orta Karadeniz ve Türkiye için çok önemlidir. Türkiye ne yazık ki bilgi çağının gerekliliklerine uygun bürokratik yapı kuramadı. Çok hantal işleyen bir sistemimiz var bu da büyümenin önündeki temel engellerden biridir” ifadelerini kullandı.

BİLGİ ÇAĞINDA BİLGİYİ KORUMAK EN ÖNEMLİ GÜVENLİK SORUNU

Bilgi çok önemli bir değerdir. Bugün en önemli problemlerimizden biri de bilginin korunması olduğunu söyleyen Maliye Bakanlığı Eski Gelirler Baş Kontrolörü ve Vergi Başmüfettişi İhsan Bahri Bellek, “Öncelikle elindeki bilginin ne olduğunu bilmeyen o bilgiyi bir değere çeviremez. Kurumlarımız önce ne bilgiye sahip olduklarını tespit etmeli sınıflandırmalı ve kritik bilgilerin korunması için gerekli aksiyonları almalıdır. İstanbul’da yöneticiliğini yaptığım kurumda Bilgi güvenliği Yönetim Sistemini 2014 yılında kurduk. Sistematik olarak iç denetim ve dış denetimle yaşayan bir sistem kurduk. Hatta Kişisel Verilerin Korunması Kanunu KVKK daha taslak halinde iken tüm çalışanlarımıza bu konuda eğitim verdik. Ama ne yazık ki bugün birkaç büyük şirketi dışarıda tutacak olursak kimse KVKK ve GDPR için henüz sistem kuramadı. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ’ne ulaşmak için yeterli çabamız yok. Türkiye bilgiye önem vermiyor, dijitalleşemiyor dedik. Ülkemiz buna bağlı olarak bölgemiz İnovasyon, dijitalleşme, araştırma geliştirme konularında çok yol almalıdır. Bölgesel kalkınma ajansları bu konulardaki iyi projeler geliştirmelidir” cümlelerini kaydetti.

TÜRKİYE’NİN YERELLEŞTİRİLMİŞ İLK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK STANDARDINI ALDIK

Sürdürülebilirlik geleceğin mirasına dokunmadan bugünün ihtiyaçlarını karşılamak demek olduğuna değinen Bellek, “Ama ne yazık ki bugünün çıkarları için geleceği yok ediyoruz. Şehirlerimize bakın betona gömülmüş, estetikten yoksun bir mimari ile büyümüş durumda. Bugün modern gecekondular yaratıyoruz. Şehirlerimizde nitelikli kültür ve sanat çalışmaları yapılamıyor. Yerel kalkınma olmadan bir milletin kalkınması zor. İşte bu nedenle sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini önemsiyorum. Biz 2018 yılında Bakırköy Belediyesi’nde yaptığımız bir çalışma ile Türkiye’nin yerelleştirilmiş ilk sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Raporu ve Sürdürülebilirlik Standını alarak kamuya öncülük ettik. Ama bu çalışmaların çoğalarak devamı bizim için hayati bir gerekliliktir. Eğitim sistemimizde sorunlar var. Maalesef insanlarımızın çoğunun kendini aşan amaç ve hedefi yok. Kişisel çıkarlarımızı hep önde tutuyoruz. Kişinin kendini aşan hedefini şöyle açıklayabiliriz: Kişinin ailesi, yaşadığı şehri, bölgesi, ülkesi, milleti ve insanlık için ne yapabilirim derdine kişinin kendini aşan hedefini olarak gösterebiliriz”.

YORUM YAZ

www.gazetee.com